“‘Ölçek ekonomisi’ kavramının çok önemli olduğunu düşünüyorum” Reviewed by Momizat on .   Türkiye Endüstriyel soğutma sektörü son yıllarda büyük gelişme göstermiş ve dünya pazarlarında daha etkin rol almaya başlamıştır. Dünya soğutma sektörü i   Türkiye Endüstriyel soğutma sektörü son yıllarda büyük gelişme göstermiş ve dünya pazarlarında daha etkin rol almaya başlamıştır. Dünya soğutma sektörü i Rating: 0
You Are Here: Home » Türkçe » “‘Ölçek ekonomisi’ kavramının çok önemli olduğunu düşünüyorum”

“‘Ölçek ekonomisi’ kavramının çok önemli olduğunu düşünüyorum”

 

Türkiye Endüstriyel soğutma sektörü son yıllarda büyük gelişme göstermiş ve dünya pazarlarında daha etkin rol almaya başlamıştır. Dünya soğutma sektörü ithalatı 58,36 milyar USD, Türkiye ihracatı ise 0,59 milyar USD’dir. Yani dünya ticaretinden %1,02 pay almaktayız. Son iki sene arasında ise ihracat rakamlarımızın %7,78 arttığını görüyoruz. Ancak diğer önemli veri ise sektörümüzde Türkiye ithalatının 0,76 milyar USD olduğudur. Yani sektörümüzde ihracatının ithalatı karşılama oranı %78’dir. Bu oran Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına rağmen sektörümüzün hala ithalata bağlı bir seyir gösterdiğini görebiliyoruz. İSİB (İklimlendirme Sanayi İhracatçı Birliği) olarak öncelikli hedefimiz; ihracatımızın ithalatı karşılamasıdır. Bence ana sorunumuz; bu verilerden kaynaklanmaktadır. Biz henüz kompresör, fan, soğutucu akışkan, otomasyon gibi birçok yarı mamul ürünü ithal ederek üretim yapmaktayız. Endüstriyel soğutma sektörü üretimini destekleyen yarı mamul üretiminin ülkemizde gelişmesi büyük önem taşımaktadır. Biz ülke olarak uzun dönemli politikalar üretmeli ve 10 yıl, 20 yıl sonrası için planlar yapmalıyız. Yarı mamul üretiminin desteklenmesi bu konuda önemli bir adım olacaktır.

Ben ‘ölçek ekonomisi’ kavramının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde tasarımcı, üretici ve ihracatçı olma konusunda standartlar yeteri ölçüde tanımlanmış değildir. Bu konu, merdiven altı üretimin önünü açmakta ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Özellikle dünya pazarlarında Türkiye malı imajının zayıflamasına da sebebiyet vermektedir. Daha az sayıda, ancak güçlü firmalarımızın oluşması ile Ar-Ge, verimlilik, yenilikçilik çalışmaları ivme kazanacak, uluslararası pazarlarda etkinliğimiz artacak ve kaliteli ‘Türkiye Malı’ imajı güçlenecektir.

Yasal düzenlemelerin kesinlikle yeterli olmadığını düşünmekteyim. Ülkemizde berber dükkanı açabilmek için konu üzerinde yeterliliğinizin ispat edildiği sertifikaya sahip olmanız gerekiyor. Ancak soğutma konusunda tasarım veya üretim yapabilmek için böyle bir sertifikaya ihtiyacınız yok. Endüstriyel soğutmanın çok önemli bir bölümü gıda ürünlerinin işlendiği, paketlendiği, depolandığı tesislerin üretimidir. Düşünün ki; toplum sağlığını bu kadar büyük ölçüde olumsuz etkileyebilecek olan bir konuda yeterli düzenlemelere sahip değiliz. Oysa soğuk depo tasarımının kimler tarafından yapılabileceği belirlenmiş olmalıdır. Soğutma konusunda ekipman üretebilmek için hangi mühendislik yeteneklerine ve hangi üretim ekipmanlarına sahip olunması gerektiği tanımlanmalıdır. İhracat yapabilmek için hangi uluslararası sertifikalara sahip olunması gerektiği ifade edilmelidir. Uygulama yapabilmek için gerekli nitelikler belirlenmelidir. Bu düzenlemeleri oluşturabilirsek, tasarım, üretim, ihracat ve uygulama alanlarında merdiven altı sonuçlardan uzaklaşabiliriz. Tabi ki bu konudaki görev sadece kamu üzerinde değildir. Tüm sektörel dernekler, vakfımız, mühendis odaları ve üniversitelerimize de görevler düşmektedir.

Benim için soğutma sektörünün yukarılara taşınmasının anlamı; daha fazla üretim yapılması, katma değer oranının yükseltilmesi, ihracatın artırılması ve dünya pazarları üzerindeki etkinliğimizin ve Türkiye imajının yükseltilmesidir. Unutmamalıyız ki; ülkemiz ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 100 katı kadar büyük olan bir dünya pazarının içindeyiz. Biz şu anda dünya pazarlarından sadece %1,02 pay almaktayız. İhracatçı birliği olarak hedefimiz; bu payı %1,5 seviyesine yükseltmektir. Bu hedef sektörümüzün yaklaşık %50 büyümesi anlamını taşımaktadır. Ben, sektördeki tüm paydaşların ihracat hedeflerine kilitlenmelerini öneriyorum. Türkiye’nin endüstriyel soğutma tasarımı, üretimi ve uygulamasını en iyi yapan dünya lideri birkaç ülke arasında yer almasını hedeflenmemiz gerekir.

Firma olarak yakın dönem hedefimizi, mevcut pazarlarımızı korumak ve bunun yanında yeni pazarlar edinmek olarak belirledik. Yeni pazar bölgesi olarak da Afrika’yı hedefledik. Bu gün dünya ülkelerindeki ekonomik gelişme oranlarına baktığımızda birçok Afrika ülkesini %4 ile %9 arasında ekonomik büyüme trendi içinde olduğunu görmekteyiz. Eğer 5 yıl, 10 yıl sonra Afrika pazarında etkin bir oyuncu olmak istiyorsak, bu günden çalışmalara başlamamız gerekir düşüncesindeyim. Bu konuda İklimlendirme Sanayi İhracatçı Birliği’nin de çok önemli çalışmaları mevcuttur. Bu çalışmalarımıza TİM ve Ticaret Bakanlığı’nın da çok önemli destekleri mevcuttur. Afrika’da muhtelif ülkelerde, eğitim, B2B heyetleri, fuar milli katılımları çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çalışmalara sektörümüzden daha yoğun katılım ile güçlü ülke ve güçlü sektör imajımızı arttıracağımıza eminim.”

 

Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Levent Aydın’ın Türkiye Soğutma Sektörü hakkındaki görüşleri DTK Dergisi’nin Nisan sayısında yer aldı.

About The Author

Number of Entries : 119

Leave a Comment

© 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Soğutma Firması

Scroll to top