Meyve Depolamada Söz Teknolojinin Reviewed by Momizat on . Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın’ın görüşleri doğrultusunda Tarla Sera dergisinde Pınar Yıldız’ın kaleme aldığı yazı… Meyve depolamada söz teknoloji Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın’ın görüşleri doğrultusunda Tarla Sera dergisinde Pınar Yıldız’ın kaleme aldığı yazı… Meyve depolamada söz teknoloji Rating: 0
You Are Here: Home » Soğutma Sistemleri » Meyve Depolamada Söz Teknolojinin

Meyve Depolamada Söz Teknolojinin

Atmosfer Kontrollü Oda

Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın’ın görüşleri doğrultusunda Tarla Sera dergisinde Pınar Yıldız’ın kaleme aldığı yazı…

Meyve depolamada söz teknolojinin

Bir dönem basit doğal depolarda saklanan meyveler, artık atmosferin kontrol edilebildiği alanlarda muhafaza ediliyor. Böylece hem kalitelerini hem tatlarını hem de besin değerlerini koruyabiliyorlar. Bu da onlara iç ve dış piyasada rekabet avantajı sağlıyor.

Günümüzdeki beslenme diyetlerinin büyük bir ağırlığı sebze ve meyvelerden oluşuyor. Üstelik sebze ve meyveye yönelik olan bu talebin sağlıklı beslenme trendi ile birlikte hareket ettiği ve önümüzdeki yıllarda talebin daha artacağı düşünülüyor. Tabii arzın da. Bununla birlikte hem talepteki hem arzdaki bu yükselişe rağmen yine de taze meyve ve sebzelerden istenilen verimin alınamamasından korkuluyor. Bunun arkasında ise ne yanlış tohum seçimleri ne bitki koruma ve besleme ürünlerindeki yanlış tercihler var. Asıl neden özellikle meyvelerin kolayca bozulabilen yapıda olmaları ve hasat sonrasında gerek fizyolojik gerekse patolojik nedenlerle önemli kayıplara uğramaları…

Bu noktada da uygun koşullarda depolama yapılması fireleri büyük oranda azaltması nedeniyle büyük bir önem taşıyor. Nitekim günümüzde soğuk zincir ağını kuramamış ülkelerin toplam meyve üretiminde yüzde 40’a kadar oranda fire oluştuğu tespit edilmiş durumda.

Meyve depolama artık bir bilim

Türkiye de muhtelif iklim kuşağında bulunan çeşitli bölgeleri ve verimli tarımsal arazileri açısından meyve üretimi için son derece uygun koşullara sahip. Özellikle 2000’li yıllara kadar olan dönemde meyve tüketme alışkanlığı da ağırlıklı olarak taze ürün tüketimi yönünde gelişim gösterdi. Öte yandan zaman içinde büyük şehirlere göçün artması, üretim ve nakliye maliyetindeki değişimler ve muhtelif ticari etkenler nedeni ile depolamanın önemi giderek arttı. Hal böyle olunca da meyve depolama konusu artık bir bilim dalı haline gelmiş durumda. Meyvenin depolama sürecinde de yaşama fonksiyonunun  devam ediyor olması; sıcaklık, nem, hava hızı, soğutma hızı, etilen kontrolü, oksijen seviyesi, CO2 kontrolü gibi fonksiyonları depolanacak ürüne göre kontrol edilmesini zorunlu kılıyor. Bu fonksiyonların her ürün için farklı değerleri içerdiğini kaydeden Frigo Block Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın’a göre başarılı sonuca ulaşabilmek için konu üzerinde uzman bir kuruluşu depo tasarımcısı ve yüklenicisi olarak belirlemek temel bir gereksinim.

Farklı yöntemler bulunuyor

Söz konusu meyve depolama olduğundan farklı yöntemler karşımıza çıkıyor. Bunlardan ilki, basit doğal depolar. Dışarıdaki soğuk havadan faydalanarak yapılan bu tür depolamada gece ve gündüz sıcaklık farkının fazla olduğu bölgelerde, soğuk olan gece havası kullanılarak soğutma yapılıyor. Bu tür depoların en büyük dezavantajı ise depolama süresinin sıcaklık kontrolünün sağlanabildiği diğer depolama türlerine göre daha kısa olması. Soğuk hava depolarında ise mekanik soğutma yapılıyor ve depo havasının oransal nemi ile sıcaklığı kontrol ediliyor. Soğutma sisteminde soğutucu madde olarak amonyak ve freon kullanılırken; bu madde depoda boru içinde dolaşıyor, katı halden sıvı hale, daha sonra da gaz haline dönerek ortam sıcaklığını alıyor ve soğutmayı sağlıyor. Modifiye atmosferde depolama da ürün etrafında normal atmosferden farklı bir atmosfer bileşimi için ortamdan gaz alınıyor veya gaz ekleniyor.

Yeni teknolojiler devrede

Alanında uzman eller ve modern teknolojiler bir araya geldiği takdirde depolama aşamasında  meyvenin zayiata uğraması düşük bir ihtimal. Özellikle de son dönemde bu alanda yaşanan gelişmeler meyvelerin zarar görmeden tüketici sofralarına kadar gelmesini sağlıyor. Meyve depolanması konusunda en son teknolojik gelişmelerden birisi de “atmosfer kontrol uygulamalı soğuk depolar.” Bu teknolojiye sahip olan soğuk depolarda sızdırmaz odalar teşkil edilip oda içindeki oksijen seviyesi kontrol altında tutuluyor. Böylece ürün üzerine baskı yapılarak ürünün metabolizması yavaşlatılıyor ve böylece depolama süresi uzatılıyor. “Düşük oksijen olarak da tanımlanan bu depolarda ürünün solunumu ve etilen salgılaması kontrol altında tutularak ürünün daha uzun süre ve kalitesinden ödün vermeden korunması sağlanıyor” diyen Aydın, bununla birlikte her şeyden önce ürünün depolanması aşamasındaki kontrollerin de büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Levent Aydın

Kalite kaybını ve bundan dolayı ürünün satış fiyatındaki azalmayı bir tarafa bırakın, sadece su kaybı nedeni ile ortaya çıkacak olan ağırlık kaybı endüstriyel depolarca tonlar ile ifade edilen değerlere ulaşabiliyor.

Nem kontrolü kritik öneme sahip

Depolama şartlarının kitabına uygun olarak yerine getirilmesi meyvenin şeklini ve tazeliğini koruyabilmesi için oldukça önemli. Aksi takdirde birtakım sorunların ortaya çıkması da kaçınılmaz hale geliyor. Meyve depolamadaki yanlışların başında ürünün ihtiyacı doğrultusunda belirlenecek nem kontrolü geliyor. Depoda yeterli nem kontrolü yapılmaması durumunda ürünün bünyesinde bulunan su miktarında kayıplar oluşabiliyor. Bu kayıp hem ürün ağırlığında azalmaya hem de kalite kaybına sebebiyet veriyor. “Kalite kaybını ve bundan dolayı ürünün satış fiyatındaki azalmayı bir tarafa bırakın, sadece su kaybı nedeni ile ortaya çıkacak olan ağırlık kaybı endüstriyel depolarca tonlar ile ifade edilen değerlere ulaşabiliyor. Diğer taraftan ekonomik olarak bakıldığında, meyvenin hasat döneminin tamamlanması akabinde ürün fiyatları kademeli olarak yükselmeye başlıyor. Depolama koşullarının gerektiği şartlarda bulunması durumunda ise ürünün depolama süresi uzuyor” diyen Aydın, bunun da ürün üzerindeki katma değerin yükseltilmesine olanak verdiğini kaydediyor. Bununla birlikte depolanma aşamasına geçmeden önce üründe oluşacak kalite kaybını doğru depolama teknolojilerinin onaramayacağının ve sonucun başarılı olamayacağının altını çizen Aydın, bu sebeple hasat, ürünün depoya taşınması, depoda istif şekli, bozuk ürünün tasfiyesi gibi aşamaların da hassasiyet ile takip edilmesi gerektiğini düşünüyor. Aynı zamanda ürünün depolama esnasında izlenmesi önemli bir aşama ve örnekleme yöntemi ile depolama esnasında üründeki değişimlerin izlenmesi gerekiyor.

Her meyveye özel depolama

Öte yandan meyve depolanmasında bazı zorluklar da söz konusu. Bu konudaki en büyük zorluk ürünün depolanma süresi içinde yaşamaya devam ediyor olması iken, bir diğer konu da her meyvenin kendine has depolama ihtiyaçları taşıyor olması. Örneğin hasattan sonra olgunlaşmaya devam eden elma gibi ürünleri hasat olumunda toplayıp yeme olumuna gelinceye kadar depolamak mümkün oluyor. Bu nedenle bu meyveler uzun süreli olarak depolanabilirken; elma soğuk depoda 6 ay süreyle kalabiliyor. Bununla birlikte incir, çilek gibi meyveler hasattan sonra olgunlaşamadıkları için bu ürünlerin yeme olumunda toplanmaları gerekiyor ve dolayısıyla kolay bozulabilir olan bu meyveler uzun süre depolanamıyor. Öte yandan depolama süresi üzerinde olgunluk derecesi de etkili olabiliyor. Örneğin, sarı limonlarda bir ayı geçmeyen depolama süresi, yeşil limonlarda 5 aya kadar uzayabiliyor. Ürünün cinsine göre; nemlendirme, havalandırma, etilen kontrolü, CO2 kontrolü ve hızlı soğutma ihtiyacı bulunduğunu söyleyen Aydın, meyve deposunun doğru kriterlere göre dizayn edilmemesi durumunda ürünün kullanım dışında kalmasına kadar varan muhtelif zararlara sebebiyet verdiğini kaydediyor. Aynı şekilde ürünün depodan çıkıp satış noktasına ulaşması sürecindeki reaksiyonu ile teşhir noktasındaki uygun raf ömrü de doğru depolama koşulları ile sağlanabiliyor. Aydın’a göre uygulamadaki en büyük hata ise depolama alanındaki uygun koşulları sağlayamamak. Bu duruma bir taraftan bilgi eksikliği sebep olurken, diğer taraftan yatırım maliyetini düşürme çabaları sebebiyet veriyor. Bununla birlikte doğru depolama için harcanacak emek ve yatırımın kısa süre içinde yatırımcıya kazanç olarak geri döneceği de bir gerçek.

Rekabette avantaj sağlıyor

Bin bir emekle yetiştirilen meyvelerin yüksek kalitelerini, tadını ve besin değerlerini tüketiciye ulaşıncaya kadar korumaları büyük önem taşıyor. Bunu sağlayabilmenin yolu da doğru kültürel uygulamalara, hasatta özen gösterilmesine ve uygun hasat sonrası uygulamalara bağlı. Bu süreçte özellikle doğru depolama koşulları oldukça kritik. Üstelik bu sadece iç pazarı değil, global piyasayı da etkiliyor. Zira kalitesini koruyan ve zamanında pazara sunulacak meyveler dünyanın her bölgesinden alıcı bulabiliyor ve üreticisine rekabet avantajı sağlıyor. Bu nedenle ürünlerin uygun koşullarda tasarımı yapılan depolarda depolanması ve kalitesini kaybetmeden pazara sunulabilmesi gerekiyor.

About The Author

Number of Entries : 36

Leave a Comment

© 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Soğutma Firması

Scroll to top