Frigoblock, yeni ürün ve ürün geliştirme çalışmalarına devam ediyor Reviewed by Momizat on . İklimlendirme sektöründeki pazar payı gittikçe büyüyen soğutma grubunun gelişimini ve son teknoloji yeni ürünleri Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın v İklimlendirme sektöründeki pazar payı gittikçe büyüyen soğutma grubunun gelişimini ve son teknoloji yeni ürünleri Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın v Rating: 0
You Are Here: Home » Soğutma Sistemleri » Frigoblock, yeni ürün ve ürün geliştirme çalışmalarına devam ediyor

Frigoblock, yeni ürün ve ürün geliştirme çalışmalarına devam ediyor

İklimlendirme sektöründeki pazar payı gittikçe büyüyen soğutma grubunun gelişimini ve son teknoloji yeni ürünleri Frigoblock Yönetim Kurulu Üyesi Levent Aydın ve Frigoblock Ar-ge Müdürü Dr. Deniz Yılmaz ile konuştuk. Yönlendirdiğimiz sorulara bilgilendirici cevaplar veren Levent Aydın ve Dr.Deniz Yılmaz, -80 derece altında soğutma yapabilen yeni ürünleri hakkında da açıklamalar yaptı.

 

Endüstriyel soğutma ekipmanlarının dünyadaki pazar payı 28 milyar dolar seviyesinde. Türkiye bir Akdeniz ülkesi olduğu için soğutma cihazlarının kullanımını yaygın kılıyor. Sizce Türkiye sahip olduğu bu potansiyeli, kapasitesine ve ihracat oranlarına yansıtabiliyor mu?
L.A.: Sorunuza İSİB (İklimlendirme Sanayi İhracatçı Birliği) rakamları ile cevap vermek istiyorum. Türkiye’de iklimlendirme sektörü; ısıtma, soğutma, klima, havalandırma, tesisat ve yalıtım olarak 6 iş kolunun birleşiminden oluşmaktadır. Bu iş kollarından soğutma kısmına baktığımızda, 2016 yılı net ihracatımız 530 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 2016 yılı ile ilgili dünya ihracat rakamları henüz elimize ulaşmadı, ancak sizin belirlediğiniz 28 milyar doları esas alır isek, dünya ihracatının %1,78’ini ülkemizin gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Ülkemiz dünya nüfusunun yaklaşık %1’ini barındırmaktadır. Dünya nüfusunun %1’ini oluşturan bir ülke olarak, sektörümüzde dünya ihracatının %1,78’ini gerçekleştiriyor olmamızı bu sektörde başarılı olduğumuzu ve dünya ortalamasının %78 üzerinde ihracat sağladığımızı söyleyebiliriz.

Türkiye soğutma sektörünün Ortadoğu’da sahip olduğu konumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Ortadoğu, Türkiye için ne gibi fırsatlar barındırıyor ve bunlar ne ölçüde kullanılabiliyor?
L.A.: Türkiye soğutma sektörü uzun süreden beri Ortadoğu’nun en önemli oyuncuları arasındadır. Son yıllarda bölgedeki siyasi sorunlar doğal olarak ülkemizin ihracatını olumsuz yönde etkilemektedir, ancak ümit ediyorum ki; siyasi istikrar sağlandığında, özellikle Suriye ve Irak pazarları Türkiye için vazgeçilmez ve çok önemli potansiyeli barındıracak pazarlar olacaktır.
2016 Türkiye’de ve dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Dünya genelinde yaşanan ekonomik yavaşlamaya ek olarak terör olaylarının artması, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi, ABD’de sonuçlanan başkanlık seçimleri ve akabinde yükselen dolar gibi olayların, soğutma sektörüne olan katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? L.A.: ABD seçimlerinin neler getireceğini henüz söylemek pek mümkün değil, ancak ifade ettiğiniz diğer tüm gelişmeler, sadece soğutma sektörüne değil, hemen hemen tüm sektörlere olumsuz
etki oluşturan gelişmeler oldu. Dünyadaki gelişmeleri yönlendirecek güce sahip değiliz, ancak ülkemizdeki gelişmeleri yönlendirebiliriz. Ülkemizin demokratik,
şeffaf, diğer ülkeler ile iyi ilişkiler içinde ve güvenilir bir ülke olması, ihracatçılarımızın arkasındaki en büyük destektir.

Frigoblock’un sektördeki pazar payını ve konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ürün gamınız hangi alanlarda ne tür ihtiyaçlara çözümler sunuyor?
L.A.: Frigoblock, endüstriyel soğutma alanında ülkemizin en önemli oyuncuları arasındadır. Hem yurtiçi hem de ihracat tarafında lider firmalardan biriyiz. Endüstriyel soğutma alanında yüzlerce
standart ürün üretiyor olmamızın yanında özel ihtiyaçları karşılayacak mühendislik çalışmaları da sağlamaktayız. Genel anlamı ile gıda tesisleri, spor tesisleri, lojistik-depolama sektörü ve tarım sektörünün ihtiyacı bulunan endüstriyel soğutma çözümleri sunmaktayız.

Dilek Yılmazİki kademeli soğutma sistemlerinin tek kademelilere göre farkı ve avantajları nelerdir? Sizin -80 C altında soğutma yapabilen yeni ürününüz, bu avantajlara sahip mi? son ürününüz hakkında detaylı bilgi paylaşır mısınız?
D.Y.:
-80°C ASHRAE tanımına göre, ultra düşük sıcaklık sınıfına girmektedir. Ultra
düşük sıcaklık seviyelerini tek kademeli soğutma sistemleri ile elde etmek çok zordur. Bu nedenle bu çalışmada olduğu gibi iki kademeli soğutma sistemleri kullanılmak zorundadır.

Bu cihazımızda, yüksek sıcaklık ve düşük sıcaklık çevriminde iki farklı F-Gaz kullanılarak iki kademeli bir soğutma çevrimi oluşturulmuştur. Sıcaklık değerleri standartta karşılaşılan değerlerden çok farklı olduğundan uygun ekipman ve malzeme seçimi, tasarım ve üretim aşamalarında çok önemli hale gelmiştir. Depolanması planlanan ürünler kritik öneme haiz olduğundan
istenilen oda sıcaklığını sabit ve devamlı tutabilmek için cihaza, ilave güvenlik ekipmanları ve sistemleri eklendi. Ayrıca çok kapsamlı bir otomasyon ve kontrol sistemi geliştirildi. Tasarım ve üretim aşamalarından sonra, ürünün teslimatından önce fabrikamızda kurulan test ortamında testleri gerçekleştirildi. Bu testlerde, ürünün gerçek çalışma ortamı
ve şartları sağlanarak basınç, sıcaklık gibi ölçümler ile tasarım ve çalışma şartlarının doğrulanması sağlandı. Ülkemizde düşük kapasitelerde ve kabin ölçülerindeki ortamlarda ultra düşük
sıcaklıkları sağlayan cihaz üretimleri yapılıyor. Ancak soğuk hava deposu ölçülerinde ve yüksek kapasitelerde sistemler üretilmiyor. Çeşitli kamu ve özel sektör kuruluşlarının ultra düşük sıcaklıklarda çalışacak özellikle aşı, kan, ilaç, kök hücre gibi biyolojik ürünlerin depolanmasında ihtiyaç duydukları yüksek kapasitelerdeki bu cihazlar yurtdışından temin ediliyordu. Bu çalışma sonucunda ortaya çıkan ürün ile yurtdışından satın alınan bu sistemlerin yerine yerel imkânlarla üretiminin gerçekleştirilmesi mümkün olmuştur.

2017 yılı içerisinde bu yeni ürün dışında başka yeni ürün ve sistemleriniz olacak mı?
D.Y.: Ar-Ge birimimiz hem yeni ürün hem de mevcut ürün geliştirmesi konusunda faaliyetlerini sürdürüyor. Hâlihazırda nemlendirme ve havalandırma konusunda yeni ürünler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor

İhracat hacminizden ve bu oranın sektöre ve Türkiye ekonomisine olan katkısından bahsedermisiniz?
L.A.: 2000’li yılların başında başlattığımız ihracat vizyonunu her sene geliştirerek devam ettirmekteyiz. Geçtiğimiz yıl %50 seviyesindeki ihracat oranımızı bu sene %60’a çıkarmayı hedefliyoruz. İlk yıllarda komşu ülkeler ile başlayan ihracat çalışmaları, daha sonra Avrupa, Körfez Bölgesi, Kuzey Afrika bölgelerine genişlemiş, bu gün ise tüm dünya pazarları bizim için ilgi alanımız kapsamına dahil olmuştur. Güney Amerika’dan Yeni Zelanda’ya, Güney Afrika’dan Kuzey Avrupa’ya kadar uzanan coğrafya hedef pazarımız içindedir. Firmamızın ve firmamız gibi sektörün değerli ihracat firmalarının sektörümüze önemli katkılar sağladığını ifade edebilirim. Öncelikle firmamızın dünyanın muhtelif bölgelerinde başarılı projelere imza atması, firmamız yanında Türkiye Soğutma Sektörüne de prestij kazandırmaktadır. Sonuçta; yurtdışındaki başarılı projeler, Türkiye ve Türkiye soğutma sektörü projeleridir. Ayrıca enerjimizi ihracat amaçlı kullanmamız, ülkemize döviz kazandırmakta, cari açığımızın azalmasına katkı saklamakta ve aynı zamanda sektörümüzde yurt içi pazardaki rekabet koşullarını olumlu etkilemektedir.

Soğutma sektörünün tüketicisi de geçmiş yıllara oranla artık daha bilinçli diyebiliriz. Sizce bu bilinci daha da artırabilmek adına hem münferit hem de sektörel çatıda yapılması gerekenler nelerdir?
L.A.: Kurumsal firmaları bir tarafa bırakırsak, ben hala tüketicinin bilinçli olduğunu söyleyemiyorum. Tüketici bilincinin yanında kamu düzenlemelerinin de sektörümüz açısından yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Bugün endüstriyel bir soğuk hava deposu yüklenicisi olmanın hiçbir alt yapı zorunluluğu bulunmamaktadır. Oysaki gıda ürünlerinin muhafaza edileceği bir soğuk hava deposu toplum sağlığını olumsuz etkileme tehdidi sunmaktadır. Bugün bir berber dükkanı açabilmek için bile sertifika gerekliliği olmasına rağmen endüstriyel bir soğuk hava deposu yapımı konusunda herhangi bir yeterlilik aranmamaktadır. Endüstriyel soğutma sistemleri tasarımı ile alakalı zorunluluklar bulunmamakla birlikte aynı zamanda teşvik mekanizması
da bulunmamaktadır. Endüstriyel soğutma sistemlerinde en büyük gider enerji maliyetidir. Ancak enerji verimliliği konusunda hiçbir zorunluluk veya teşvikin bulunmaması teknolojik tesisler yerine ucuz ve kalitesiz tesislerin yapılmasını sağlamaktadır.

Satış sonrası hizmetler artık tüm sektörün önem verdiği bölümler arasında yer alıyor. Müşterinin memnun olup olmayacağı da bu noktada önem taşıyor. Sizin bu konudaki çalışmalarınız neler?
L.A.: Biz Frigoblock olarak 30 yıllık firma hayatımızda önce devletimize ve kanunlarımıza, sonra müşterimize ve çalışanlarımıza dürüst olmayı ve doğru işler yapmayı hedefledik. Bu ilkemizi gerçekleştirebildiğimizi görüyorum. Sektörümüzdeki diğer firmalar ile keskin bir ayrımımız olduğuna inanmıyorum. Bizim gibi doğru işler yapmayı hedefleyen birçok değerli sektör firmamız
bulunmaktadır. Biz kendi firmamızdan sorumlu olduğumuz bilinci ile yolumuza devam etmekteyiz.

2017 yılına ilişkin öngörüleriniz nelerdir? Hem ürün hem büyüme hem de yeni yatırımlarınız konusundaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

L.A.: 2017 yılı sektörümüz için kolay bir yıl olmayacaktır. Teknolojiye yatırım yapan, farklılık ortaya koyabilen, dünya pazarlarında faaliyet göstermeyi becerebilen firmalar yoluna devam edeceklerdir. Biz pazarlama yatırımları dışında yatırım planlamıyoruz, ancak 2016 yılından daha kötü bir yıl da beklemiyoruz.

About The Author

Number of Entries : 38

© 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Soğutma Firması

Scroll to top